Gelişim Psikolojisi

 

GELİŞİM PSİKOLOJİSİ

  • J.J Rousseau ; Çocukların doğuştan gelen bir ahlak anlayışları vardır, buna bağlı olarak gelişimleri de doğanın işleyişine uygun ve olumlu yönde olacaktır. Bu nedenle yetişkinlerin yönlendirmesi veya eğitim çocuğun doğal gelişimine müdahele etmek anlamı taşır.
  • Düşünce→Duygu→Davranış
  • Psikoloji biliminin temel işlevleri arasında Betimlemek, Yordamak, Kontrol etmek, Açıklamak vardır, fakat Karşılaştırma yoktur.

EĞİTİM PSİKOLOJİSİNİN ALT DALLARI

Gelişim Psikolojisi          

Öğrenme Psikolojisi          

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık

PSİKOLOJİ AKIMLARI

1.YAPISALCILIK (W.Wunt, E. Titchener)

-Psikolojinin konusu bilinç, amacı ise bilince ait öğelerin incelenmesidir.

-Bilinç öğelerinin incelenmesi için içe bakış yöntemi geliştirilmiştir.

-Yapısalcılık aynı zamanda bireydeki içsel duyguları, sezişleri, hayalleri ve düşünceleri inceler.

2.FONKSİYONOLİST AKIM (İŞLEVSELCİLİK) (W. James, J. Dewey)

-Bu akım; algılama, düşünme, duygularını ifade ve öğrenme gibi içsel yaşantıların yaşam içinde karşılaşılan problemlerin çözümündeki işlevlerini açıklamaya çalışmıştır.

3.DAVRANIŞÇILIK (Watson, Pavlov, Thorndike, Skinner, J. Locke, Guthrie)

-Psikolojinin gözlenebilen ve ölçülebilen davranışlar üzerinde çalışması gerektiğini açıklar.

-Bebeklerin kişilikleri doğuştan boştur(şekillenmemiştir). Çevre ve geçirdikleri yaşantılar kişiliklerini şekillendirir.

-Birey heykeltıraşın heykele şelil verdiği gibi şekillenir.

-Öğrenmeyi U-T mekanizması ile açıklamıştır.

4.BİLİŞSEL(KOGNİTİF) YAKLAŞIM (Gestalt, Wertheimer, Kofka, Köhler, Piaget, Bruner, Asubel)

- Gestalt ekolü

- “parçacı” bakış açılarını eleştirmiş; bireye ve onun davranışlarına bütünsel bakmıştır.

- İlgi, algı bellek, düşünme, kavrama, konuşma gibi süreçlere yer vermiştir.

- Bireyi uyarıcıları seçerek algılayan, işleyen ve anlamlandıran bir katılımcı olarak görür.

5.PSİKO-ANALİTİK YAKLAŞIM(S. Freud)

-Davranışın sebeplerini bilinçdışı etkinlikler açısından ele almıştır.

-İnsan, iki temel içgüdünün etkisinde davranmaktadır: Cinsellik ve Saldırganlık

PSİKO-SOSYAL YAKLAŞIM(Erickson)

-Kişiliğin oluşumunda ve gelişiminde biyolojik etmenlerle birlikte sosyal çevreninde önemli olduğunu ileri sürmüştür.

6.İNSANCIL(HÜMANİST) YAKLAŞIM ( A. Maslow, C. Rgers, Kohlberg)

-Birey kendisini gerçekleştirmeye çalışan bir varlıktır.

- Bireylerde algılama ve benlik kavramları üzerinde durulur. Birey fenomendir.

7.EKOLOJİK SİSTEM KURAMI ( Bronfenbrenner, Bernstein, Barker)

- Gelişim sürecinde insanın ekolojik çevresinin önemini vurgular.

a)mikro sistem; ebeveyn, arkadaş, öğretmen

b)mezosistem; site

mler arasındaki bağlantı

c)ekzosistem;dolaylı olarak etkileyen dış çevre

d)makrosistem;geniş kültürel bağlam

8.NÖRO-BİYOLOJİK YAKLAŞIM (W. James, Hebb)

- Davranışların oluşumunu beyin, sinir sistemi ve beyin hücreleri arasında bağlarına göre ele almıştır.

GELİŞİM

*BÜYÜME *OLGUNLAŞMA *HAZIRBULUNUŞLUK *ÖĞRENME

Büyüme:Fizyolojik- hacimsel değişmeler(boyun uzaması, kasların gelişmesi, kilonun artması…vs

Olgunlaşma:Yaş- Zeka-Sinir sisteminin gelişimi, kas ve eklemlerin uyumu.[Organizmanın çevre yaşantılarından bağımsız olarak eriştiği biyolojik gelişim düzeyi.

Hazırbulunuşluk:

-Olgunlaşma     

  -Ön öğrenmeler

-İlgi, istek

-Tutum

Öğrenme: Yaşantı ürünü, kalıcı izli davranış değişikliği.Organizmanın çevreyle etkileşiminin ürünü

 

GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

 

*Kalıtım

*Çevre

*Kritik Dönem: İlgili davranışın kazanılması gereken, kazanılmadığında ise telafisi çok zor olan gelişim dönemidir.

 Genotip: Bireyin hücresindeki özel gen kombinasyonudur ve genlerle bireye geçen özellikleri kapsar.

Fenotip: Kalıtsal bir özelliğin fiziksel olarak bireye kendini göstermesidir.

Örn: Bireyin boy uzunluğu geni genotip ile, bireyin beslenmesi, bakımı, spor yapması vb. çevre etkenleri ile boyunuın belli uzunlukta olması fenotip ile açıklanır.

Canlı hücrelerinde 23 çift kromozom bulunmaktadır.

Otozom:Vücut hücresi

Gonozom: Üreme hücresi

GELİŞİM İLKELERİ

 1.Gelişim, Süreklidir ve Belli Aşamalarda (Dönemlerde) Gerçekleşir ; Gelişim, döllenmeden itibaren ileriye doğrudur, aşamalı ve birikimli olarak devam eder ve dinamik bir olgudur.

2.Gelişim, Nöbetleşe Devam Eder ; Gelişim bazı dönemlerde hızlanırken bazı dönemlerde yavaşlayabilir.Bir özellik (örn; zihinsel gelişim) bir dönemde hızlı iken (örn; son çocukluk döneminde), bazı dönemlerde duraklayabilir (örn; erinlik döneminde).

3.Gelişim, Kalıtım ve Çevre Etkileşiminin Bir Ürünüdür ;

4.Gelişimde Belli Eğilimler Vardır ; Gelişim baştan ayağa, genelden özele doğrudur.

5.Gelişim, Bir Bütündür (Gelişim Alanları Birbirleriyle İlişkilidir) ; Örneğin; derslerinde çalışkan olarak bilinen bir öğrenci, başkalarının yoğun ilgisini çeker ve sevilir.Sevildiği için de kendisine güveni gelişir ve sosyal ilişkilerde aktif olur.Böylece bir alandaki gelişim özelliği diğer alanları da olumlu etkiler.

6.Gelişimde Bireysel Ayrılıklar Bulunur ; Bireylerin kalıtımsal özellikleri ve çevre ile olan yaşantıları farklı olduğu için gelişim bireylere göre farklılık gösterebilir.

7.Gelişimde Kritik Dönemler Vardır ; Çevresel olaylar ve uyarıcıların, çocuğun gelişiminde ve öğrenmesinde daha şiddetli ve kalıcı etkiye sahip olması “kritik dönem” olarak açıklanır.Buna göre; organizmanın belli dönemlerde, belli öğrenme yaşantılarına ve çevresel uyaranlara daha duyarlı olduğu gelişim dönemleri bulunur.

SORU: Gelişimler dönemler halinde olur ve her dönemde kazanılması gereken ve bireylerin gerçekleştirmesi gereken görevler bulunur.Bu görevlere Gelişim Ödevleri denir.

  • Bedensel büyümenin ve zihinsel gelişimin en hızlı olduğu dönem doğum öncesi dönemdir. Daha sonra ise 0-3 yaşlarıdır.
  • Ergenlik döneminin ikinci cinsiyet özellikleri: [Erkeklerde omuzların genişlemesi, kızlarda kalçaların genişlemesi, sivilcelerin çıkması, ses tonunun değişmesi, tüylenme, göğüslerin büyümesi vb.]
  • Ergenlik döneminin birinci cinsiyet özellikleri: [Cinsel organlarda gelişme, kızlarda yumurtalıklar, kilitoris, rahim ve vajina, erkeklerde ise testis, sperm üretme ve penis.]
  • Kızlarda ergenliğe girme adet kanaması ile, erkeklerde ise sperm üretme ve cinsel organın büyümesi ile gerçekleşir.

 

PIAGET’İN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI

Piaget’e göre Bilişsel Gelişim Süreci Aşağıdaki Öğeler Yoluyla Gerçekleşir:

 

*Olgunlaşma : Olgunlaşma organizmanın doğuştan yüklenen bir plana göre kendisinden beklenen işlevleri yerine getirebilmesidir.

*Yaşantı(Deneyim): Nesne ve olaylarla doğrudan ilişki kurmaktır.Zihin gelişimi, kişinin geçirdiği yaşantı zenginliği ile ilgilidir.

*Sosyal etkileşim: Çocuğun anne-babadan, öğretmenden ya da diğer bireylerden öğrendiği bilgiler, kurallar ya da davranış örnekleri toplumsa aktarma yoluyla olur.

*Dengeleme: Yeni gelen bir bilginin oluşturduğu dengesizlik bilişte çelişki oluşturur.Bu dengesizlik uzlaşma&özümleme ile giderilerek öğrenme gerçekleşir.

*Örgütleme: Birey edindiği bilgi parçalarını ya da düşünme biçimlerini birbirinden bağımsız değil, sürekli olarak ilişkilendirir ve bütünleştirir.

  

PIAGET’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİMİN TEMEL KAVRAMLARI

 ŞEMA: Bireyin çevresinde bulunan nesne, olay ve olguları tanımak için zihinde oluşturduğu algı çerçevesidir.ÖRN: İki aylık çucuğa çıngırak verildiğinde onu yakalayıp ağzına götürecek ve emecektir

ÖZÜMLEME: Uyaranı var olan şemaya yerleştirme ve bununla açıklama. ÖRN:Ağlama bayanlara ait bir işlevdir, ağlayan biri görüldüğünde onun bayan olduğunun düşünme.

UYUMSAMA: Var olan şema bir uyaranı açıklamaya yetmiyorsa şema değiştirilir yada geliştirilir. ÖRN: Ağlayan bir erkek görüldüğünde “erkekler de ağlarmış” şeklinde var olan şemaya yeni bir bilgi katma ve değiştirme.

PIAGET’İN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

DUYUŞSAL MOTOR[0-2 YAŞ]: Bebek refleksif devinimlerden sembolik düşünme evresine doğru aşamalı bir gelişme gösterir.Bebek, kendini nesnelerden ayıt eder.Nesnelerin varlığını kendi eylemleriyle tanır ve amaçlı olarak onları harekete geçirir.İkinci yaşın sonuna doğru, nesnelerin duyusal olarak algılanmadığı zamanlarda da var olduğunu kavrar.Başka bir anlatımla bebek nesne kalıcılığı kavramını edinir.dönemin sonunda  zaman ve mekan boyutlarına ilişkin geçici neden sonuç ilişkileri kurmaya başlar.

*Refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara geçer.

*Nesnelerin sürekliliği kazanılır.

*Taklit

*Ertelenmiş taklit[iki yaşındaki bir çocuğun annesi yokken bebeğinin altını değiştirmesi.]

*Döngüsel tepkiler ortaya çıkar

*Devresel tepki[Bir espri öğrenen çocuk o espriyi çevresindekilere gına gelinceye kadar anlatır((Bu, çocuğun ilgili davranışı özümlemeye çalıştığını gösterir))]

 İŞLEM ÖNCESİ[2-7 YAŞ]: Çocuk, dili kullanmaya başlar.Böylece sembolik biçimde düşünme becerilerini geliştirir.Nesneleri  simgeler ve sözcüklerle temsil etmeyi öğrenir.Diğer çocuklarla oynarken, bir nesneye başka bir nesne gibi davranır.Ancak düşünme hala görüntünün kontrolü altındadır.Örneğin görüntü değiştiğinde nesnenin aynı olduğunu anlayamaz.nesneleri ancak belli bir özelliğe göre sınıflar.ayrıca düşünce hala benmerkezci olduğu için sorunları başkalarının bakış açısından anlamakta güçlük çeker.

2-4 YAŞ    *Dil hızla gelişir, Sembolik düşünme, işlev ve sembolik oyunlar, Benmerkezci konuşma ve düşünme, İşaretsel işlev, Sembolik zeka, Paralel oyun/toplu monolog/monolog, Sembolik oyun ve düşünme, Animizm(Canlandırmacılık), Devresel tepkiler, Odaktan uzaklaşamama, Tek özelliğe göre sınıflama ve Sıralama,

4-7 YAŞ    *Özelden özele akıl yürütme, Yapaycılık, Kişi sürekliliği, Kalıp yargılar, Tersine çevirememe, İlk akıl yürütme faaliyetlerinin başlaması, korunumu kazanamama.

SOMUT İŞLEVSEL[7-12 YAŞ]: Çocuklar, somut nesneler ve olaylar arasındaki mantıksal ilişkileri anlarlar.ancak soyut biçimde mantık yürütemez ve varsayımlar geliştirerek sistematik olarak test edemezler.Fakat kütle, hacim, ağırlık gibi bir nesnenin belli özelliklerinin görüntüsel değişiminin, nesneyi gerçekte değiştirmediğini anlarlar.Bu evrede sırasıyla sayı, kütle, ağırlık kavramlarını edinirler.Nesneleri birden fazla özelliğine göre sınıflayabilirler.Düşünce artık benmerkezci değildir.Dolayısıyla olay ve sorunlara, diğer insanların görüş açılarını dikkate alan bir anlayışla yaklaşırlar.

*Somut düşünme

*Mantıksal düşünmenin başlaması

*Dolaylı gerçeği kavrayabilme

*Odaktan kurtulma

*Birden fazla özelliğe göre sıralama ve sınıflama

*.Tersine çevirebilme

*Somut problemleri çözebilme

*Korunumu kazanma

 

SOYUT İŞLEVSEL[12-18 YAŞ]: Bu evrede bireyler, soyut önermeler arasında mantıksal ilişkiler kurar ve bu ilişkileri sistematik olarak test ederler.İnsanlığın mevcut ortak sorunlarıyla ve varsayımsal olarak dünyanın gelecekte karşılaşabileceği sorunlarla ilgilenirler.Her konuda çok yönlü analitik ve eleştirel düşünce, ayrıca düşüncelerini etkin bir iletişim örüntüsü içinde aktarma yeterliliği gösterirler.

*Soyut düşünme

*Bilimsel düşünme

*Göreceli düşünme

*Birleştirici düşünme

*Metabiliş

*Hipotetik düşünme

*Üst düzey zihinsel düşünebilme(Tümevarımsal-Tümdengelimsel)

*İdeal fikir, değer sahibi olma

*Varsayımsal akıl yürütme

*Ergen benmerkezciliği

 

Bilişsel Gelişimi Kalıtımsal Ve Psikolojik Dinamikler İle Açıklayan Kuramlar

1.Piaget Bilişsel Gelişim Devre Kuramı

  • Çocuk dünyanın pasif alıcısı değil, bilgiyi kazanmada aktif role sahiptir.
  • Bilişsel gelişimi etkileyen ilkeler:Olgunlaşma, Yaşantı, Uyum, Örgütleme, Dengeleme
  • Öğrenme sürecinde;Algılama, Dikkat, Depolama
  • 

2.Bruner’in Bilişsel Gelişim Kuramı

  • Merak, Başarılı olmak, Birlikte çalışmak
  • Buluş yoluyla öğrenme
  • Sarmal öğrenme
  • Eylemsel Dönem[0-3 YAŞ]:Çocuk yemek yemeyi, bisiklet kullanmayı, resim yapmayı, öz bakımını yapmayı, tarak kullanmayı yaparak-yaşayarak öğrenir.
  • İmgesel Dönem[3-6 YAŞ]:Çocuk oturma odasının resmini çizer ya da anlatabilir.Gece vaktinde güneşin resmini çizebilir.
  • Sembolik Dönem[6-18 YAŞ]Bilgiye yazılı ve sözel sembollerle ulaşır, obje ve nesnelerin dilsel karşılığını kullanır.
  • 

3.Gagne’nin Bilişsel Gelişim Kuramı

  • Organizma yaradılıştan öğrenmeye hazırdır.Öğrenme doğumla beraber bireye verilen doğal bir yetenektir.
  • Organizma deneyimler geçirerek problem çözerek aktif bir şekilde öğrenir.

  

Bilişsel Gelişimi Sosyo-Çevresel Faktörlerle Açıklayan Kuram

 

1.Vygotsky’nin Sosyal/Kültürel Bilişsel Kuramı

  • Bilişsel gelişimde kültürün ve sosyal çevrenin önemi
  • Çocuk-yetişkin ilişkileri
  • Çocukların birbirleriyle işbirliği
  • Dil öğrenme
  • Öğretmenlerin ve anne-babaların çocuk gelişimine etkisi
  • Nesne, materyal ve somut yaşantılar

  

DİL GELİŞİMİ

 Piaget’e Göre Dil Gelişimi Aşamaları

 

1.Agulama-Babıldama Evresi(0-6 aylar): Bebek çeşitli sesler çıkarır, ihtiyaçları için ağlar.Sesleri bilinçsizce çıkarır.

2.Heceleme Evresi(6-12 aylar): Konuşma organları olgunlaşmıştır.Bebek heceleri çıkarmaya başlar.Örn:ba-ba, ma-ma, geh-geh

3.Tek Sözcük Evresi(12-18 aylar):Çocuk ilk anlamlı sözleri söyler.

-Morgem:Çocuğun tek sözcükle çok şey anlatmak istemesidir.

-Kavram Gelişimi:Çocuk çevresinde gördüğü nesnelere masa, kitap, top, portakal gibi sembolik anlamlar yükler.(işaretsel işlev)

-Alıcı Dil:Çocukta kavrama sözcük üretiminden önce gelişir.Örneğin:18 aylık bir çocuğa “attaya gidelim” denildiğinde çocuk bunu anlar ve hazırlanmaya çalışır

-İfade Edici Dil:Çocuğun kendisi “attaya gidelim” ifadesini tam olarak söyleyemez ama “atta” diyerek “attaya gidelim” anlamını belirtmeye çalışır.

4.Telegrafik Konuşma Evresi(Sözcüklerin birleştirilmesi):Çocuklar bu dönemde iki kelimeyi bir arada kullanırlar.Çocuk bütün düşündüklerini iki kelimeye sığdırarak anlatmaya çalışır.Örn:”Anne su”  “Baba geldi”

5.İlk Gramer Süreci: Cümleler ve gramer kuralları hızla öğrenilir.Kelime haznesi genişler.Kurallı ve grameri uygun cümleler geliştirir.

Aşırı Kurallaştırma:Kuralları, ilişkili olan veya olmayan bütün durumlara uygulama eğilimidir.Örn:Çocuk eve gelen misafiri Ahmet amca diye tanıdıktan sonra eve her gelen misafire Ahmet amca diye hitap eder.Ya da televizyonda gördüğü futbol oynayanlara “futbolcu” denildiğini öğrenen çocuk kasaba “kasapçı”, berbere “berberci” diye hitap eder.

Eksik Kurallaştırma:Kuralları, yalnızca öğrenilen örneklerle sınırlandırarak öğrenme eğilimidir.Örn:Simit satan bireye “-ci” ekini kullanarak simitçi der fakat boya yapan birini gördüğünde “boyacı” diyemez “boya yapan adam” der.

GELENEKSEL PSİKO-ANALİTİK(PSİKODİNAMİK) GELİŞİM KURAMI [FREUD]

 

*Freud’a göre insan davranışlarının temel amacı haz(mutluluk) veren uyarıcılara yönelmek, acı(elem) verici uyarıcılardan kaçınmaktır.

Bilinçdışı(bilinçaltı):Bilinçdışı ruhsal yapının en derin katmanıdır ve içgüdüsel dürtülere ve hatırlandığında kişi açısından fazla tehdit edici olacağı için bir şekilde bastırılmış olan anılara ev sahipliği yapar.Örneğin, rüyaların, dil sürçmelerinin ve kimi unutmaların altında yatan nedenler bilinçdışıdır.

Bilinçöncesi:O an farkında olunmayan ancak kendiliğinden ya da yeterli bir çaba ile bilince gelmesi mümkün olan  yaşantıların ve bilgilerin bulunduğu katmandır.hatırlayabildiğimiz her türlü anı ya da bilgi bilinç öncesinde yer alır.

Bilinç:O an farkında olunan her türlü duyum ve yaşantıların bulunduğu düzeydir.

İd:Gerçek dışı, karşılanamaz istek ve arzularla, bireyin dürtülerinin karşılanması gerektiği şeklinde işlevi bulunmaktadır.Bireyde bulunan iki içgüdü; libido ve cinsel enerji idden doğar.Tümüyle mantık ve ahlak dışı olup gerçeklik süreçlerinden yoksundur.Bunlara birincil süreçler denir.

Ego(Benlik):Kişiliğin gerçeklik ilkesine göre hareket eden ve idi engelleyen bir yapı ile çalışır.Ego, id ile dış dünya arasındaki denge öğesidir.Kişiliğin akılcı ve mantıksal bölümüdür ve kişiliğin karar organı görevini yürütür.Egonun gerçekçi davranma, akıl yürütme, problem çözme ve haz ertelemeye yönelik işlevlerine ikincil süreçler denir.

Süperego(Üst benlik):Çocuğun anne ve babasından ve diğer insanlardan öğrenmiş olduğu toplumsal kuralları, gelenekleri, görenekleri, vicdan ve ahlak kurallarını ve idealleri kapsar.

 

 

 

 

 

 

PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM DÖNEMLERİ

1.ORAL DÖNEM(0-18 ay)

-Bu dönemde en önemli organ ağızdır ve haz kaynağıdır.

-Bebeğin gereksinimlerine gösterilen ilgi ile güçlü bir güvenilirlik duygusu gelişir.

-Bu dönemde bebeğin beslenmesi ve emzirilmesi önemlidir.İleride görülen aşırı yemek yeme, tırnak yeme, sigara- içki bağımlılığı bu dönemi sorunlu geçirenlerde görülür.

-Bu dönemde geçirilen olumlu yaşantılar kişide güven, umut duygularını başka bireylere verme ve alma özellikleridir.

-Bu dönemde geçirilen olumsuz yaşantılar ise kişide aşırı ağızcılık, aşırı iyimserlik ya da kötümserlik, hasetlik, kırıcılık, aşağılayıcılık, karamsarlık, kıskançlık…

2.ANAL DÖNEM(1.5-3 YAŞ)

-Bu dönemde dışkılamanın olduğu organ önemlidir ve haz kaynağıdır.

-Tuvalet kontrolü eğitimi çok önemlidir.Çocuğun tuvaleti ile ilgili anne-babanın, bakıcının tutumu çocuğun kişiliğini etkiler.

-Çocukta özdenetimin öğrenilmesi bağımsızlık duygusunu geliştirir.Ancak çocuk aynı zamanda özerk davranma konusunda kendi yeteneklerine karşı kuşku ve utanç duyguları gösterebilir.Çocuk ya başkalarının denetimine girecek, boyun eğecek ya da kendini denetleyip yeteneklerini kullanmayı öğrenecektir.

-Bu dönemi olumlu geçiren bireylerde; kendini kontrol etme, uyumlu ilişkileri sürdürme, özgürce seçim yapma ve karar verme, özerkliği sürdürme, çabalarda bulunma, yeni denemelere girişme ve işbirlikçi olma özellikleri gelişir.

-Tuvalet eğitimi iyi olanlar; yaratıcı, üretken ve aktif olurlar.İleride görülen inatçılık, katı görüşlülük, dik kafalılık, cimrilik, aşırı titizlik, dağınıklık, yıkıcılık, bağnazlık, başkaldırma bu dönemi sorunlu atlatanlarda görülebilir.

3.FALLİK DÖNEM(3-6 YAŞ)

-Bu dönemin en önemli haz kaynağı cinsel organdır.

-Çocuk hareketli ve meraklıdır.

-Çocuk karşı cinsteki anne-babaya ilgi duyar.

-Anne-babaya duyulan sevgi, düşmanlık, kıskançlık kişiliği etkiler

Kastrasyon korkusu:Erkek çocukların kızlarda penisin olmadığını fark edince kendi penisinin de yok olacağı kaygısını taşımasıdır.

-Bu dönemi olumlu geçiren bireylerde amaçlı olma, etkinlikleri başlatma, sağlıklı cinsel yaşam özellikleri gelişir.

-Dönemi sorunlu atlatan bireylerde çocukların yetişkinlik yıllarında anne-babadan kopmaması ya da tamamen ayrılma isteği, eş seçmede zorlanma, cinsel ilişkiden kopma, cinsel soğukluk, karşı cinse karşı ağır eleştiriler ve olumsuz tutumlar gibi sapmaları ortaya çıkabilir.

4.LETANS DÖNEMİ(7-12 YAŞ)

-Gizlilik, örtüklük söz konusudur.

-Çocuk cinsel konulardan hoşlanmaz ve kendini oyuna verir.

Çocuk kendisinden beklenilenin en iyisini yapmak için ciddi uğraş gösterir.Başarılı oldukça sağlıklı gelişim gösterir.Ancak başarılı olamıyorsa bu defa yetersizlik ve aşağılık duyguları gelişir.

5.GENİTAL DÖNEM(12-18 YAŞ)

-Cinsel gelişim hızlanır, üreme sistemi gelişir.

-Cinsel olgunluk gelişir.

-Ergen anne-babadan koparak karşı cinsten kişiler ile iletişim kurar.

Freud’un Kuramına Göre Bazı Bireysel Durumlar

 

1.ENGELLEME:Bir hedefe yönelen davranışın herhangi bir nedenden dolayı amacına ulaşamaması durumudur.

2.ÇATIŞMA:Güdülerin tatminsiz kalmasının bir başka nedeni de içimizde birbirine ters düşen iki güdünün rekabetidir.Organizma içinden gelen ve bireyi aynı zamanda birbirine zıt iki ayrı yöne çeken güdülerin birbiriyle savaşmasına “çatışma” denir.

  • Yanaşma-Yanaşma:Birey birbirine zıt iki çekici ereğe de aynı zamanda ulaşmak isteğindedir.Birey ikiye ayrılamayacağından bu mümkün olamaz.
  • Kaçınma-Kaçınma:Birey iki hoş olmayan durum arasındadır.Bu durumda bireyde alanı terk etme, kaçma eğilimi görülebilir.
  • Yanaşma-Kaçınma:Birey aynı zamanda hem çekici hem de itici bir durum karşısındadır.İnsan aynı nesneye karşı hem sevgi hem de nefret duyabilir.

 

3.SAVUNMA MEKANIZMALARI:Bilinçsiz Başaçıkma Yolları: Savunma mekanizmaları ego tarafından, id süperego ve dış dünyadan gelen tehditleri savuşturmak ve bu tehditlere eşlik eden kaygıyı azaltmak amacıyla kullanılan mekanizmalardır.Belli başlı savunma mekanizmaları;

*Mantığa Bürüme(Rasyonelleştirme-Bahane /Neden bulma);Örn: Bireyde “kedinin uzanamadı ciğere mundar demesi” düşüncesinin olması gibi.

*Karşıt Tepki Geliştirme/Tersine İnanmak/Güdüleri Çarpıtma:Örn: Çocukların cinsel tacize uğramalarına karşı savaşan bireyin aynı zamanda bu yolla bilinçaltındaki kabul edilemez duygu ve eğilimlerle de savaşması gibi…

*Bastırma/Güdülenmiş Unutma:Bastırma birinci derecede savunma mekanizmasıdır.Örn:İstemediği bir oturumu yöneten başkanın “oturumu açıyorum” yerine “oturumu kapatıyorum” demesi.

*Bedenselleştirme-Organlaştırma:Birey sıkıntısını ruhsal belirtiler yerine vücudun farklı yerlerinde farklı yakınmalarla ortaya koyar.Örneğin, fizyolojik kaynağı bulunmayan baş ağrısı, mide ağrısı gibi rahatsızlıklar.

*Yansıtma:Birey kabul edilemeyecek dürtü duygu ve düşüncelerini önce bastırır devamında da diğer bireye yansıtır.

*Gerileme:Bazı zamanlarda temel ihtiyaç ve isteklerin karşılanmaması durumunda ortaya çıkan doyumsuzluk ve kaygı duygularında, birey bulunduğu gelişim dönemine göre daha basit ve önceki gelişim dönemlerine sığınarak daha ilkel bir olgunluk düzeyi ile davranır.Birey karşılıklı bir durumla karşılaştığında daha önceki çocuksu davranışlarını gösterir.

*Özdeşleşme:Kendisini bir başkasının yerine koyma ve davranma eğilimine özdeşleşme denir.

*Yer Değiştirme/Semeri Dövme:Örn: Eşinin yaptığı yemeği beğenmeyen birisinin yemeği yere dökmesi veya gol yiyen bir kalecinin kale direklerini tekmelemesi gibi…

*Çarpıtma: Olayları ya da sonuçları işine geldiği gibi anlamadır.

*Pollyannacılık:Birey hayal kırıklığı yaratan bir durum ya da olaya karşı iyi tarafından bakarak uyum mekanizması geliştirir.

*Saplanma:Çocukluk yıllarında doyurulmamış ihtiyacın daha sonraki yıllarda doyurulmaya çalışılması söz konusudur.:Örn:yetişkin olduğu halde oyun oynamayı seven birinin çocukluk dönemindeki oyunları oynamaya çalışması gibi…

*Yüceltme:Hoş olmayan ve kabul edilmeyen davranışların toplumsal yönden kabul edilebilir ve onaylanabilir davranışlara dönüştürülmesi.Örn:Çok istediği halde çocuk sahibi olamayan bir bayanın çocuk yuvasında çalışması gibi…

*Soyut Kavramlara Bürünme:Bizde kaygı uyandıran bir durumu soyut kavramların ışığında görerek gerçekle ilişkimizi kesme eğilimine denir.

*Hayal Dünyasına Kaçma:Örn;Bir gencin kendisini ünlü bir pop sanatçısı olarak hayal etmesi gibi…

*Telafi:Kendimizi zayıf gördüğümüz bir alandaki eksiğimizi kuvvetli olduğumuz başka bir alandaki başarı ile örtme çabasıdır.

İnkar:Birey daha önce yaptığı bir davranışı kabul etmeyip inkar ederek de bir savunma mekanizması gösterebilir.

Diğerkamlık:Birey insanlara maddi manevi çıkar gözetmeksizin yararlı olmaya çalışma, kendinden önce başkalarını düşünme ve onlar adına çırpınma çabası .çerisindedir.

DİĞER (MODERN) PSİKODİNAMİK KURAMLAR

Analitik Psikoloji/CARL JUNG; İnsan zihni onun evrimi tarafından biçimlendirilmiştir.Dolayısıyla birey geçmişiyle bağlantılıdır.

Bireysel Psikoloji/ALFRED ADLER; Birey” eksiklik ve yetersizlik karmaşasından kurtulmak, üstünlük ve mükemmelliğe erişmek için” bilinçli eylemlerde bulunur.

Nevrozlar ve İnsan Gelişimi/KAREN HORNEY

  1. İnsanlara yönelme
  2. İnsanlara karşı olma
  3. İnsanlardan uzaklaşma

Özgürlükten Kaçış/ERİC FROMM; İnsan herhangi bir şekilde olumsuz güdülere sahip olarak doğmaz. İnsanın davranışlarını şekillendiren duygu, düşünce ve yargıların oluşumu, tümüyle bulunduğu toplumsal koşullara bağlıdır.Davranış bozukluklarının nedenleri, insanın öznel varlığını hiçe sayarak onu nesneleştiren hatta ”şey”leştiren sosyo-ekonomik ilişkilerde aranmalıdır.

PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI/İNSANIN SEKİZ ÇAĞI/ ERİKSON

 

Erikson’a Göre Gelişim Dönemleri ve Bu Dönemlerde Gerçekleşen Temel Görevler

 

1.Temel Güvene Karşı Güvensizlik(0-1 yaş); Anne bebeğini yeterince besler, sevgi ve ilgi gösterirse bebekte güven duyguları gelişir.Annenin ilgisizliği, bakım eksikleri bireyde güvensizliğe neden olur.Bu dönemde olumlu yaşantılar umut duygusunu geliştirir.Allah’a olan inancı güçlendirir.Bu dönemin olumsuz geçirilmesi durumunda çocukta; sosyal ilişki kurmaktan kaçınma, çekingen, kaygılı, gergin, kararsız, karamsar ve kendine güvensiz olma gibi kişisel özellikler oluşabilir.Kimlik duygusu ifadesi:”Ben bana ne verilmişse oyum.”

2.Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç(1-3 yaş); Özerkleşme ve bağımsızlaşma girişimlerinin sonucu.Bireyin kendini ve yaşamını kendi ölçülerinde kontrol edebileceği duygusu.Anne ve babaların bariz tehlikelerin olmadığı ortamlarda çocuklarını serbest bırakmaları ve onlara bir şeyleri başarabilme fırsatları verilmelidir.Ve bu şekilde çocuk güven duygusu içinde kendi işini yapmaya çalışır.Kimlik duygusu ifadesi:”Ben ne olacaksam oyum”. İyi geçirilirse istekli olma kötü geçirilirse kuşku duyma, utanma, çekingen olma, kendi başına karar verememe, saldırganlık ve başkaldırma davranışları gösterir.

3.Girişimciliğe Karşı Suçluluk(3-7 yaş); Belli amaçlara yönelik girişimler başlatır, sorumluluk almayı ister ya da yaptıklarının yanlış olduğuna inanarak suçluluk duyar.Çocuk dışarıdan baskı olmaksızın hareket etme eğilimi gösterir.Aynı zamanda çevresinde olup bitenlere karşı merak duygusu artar, bu nedenle soru sorma ve araştırma yapma girişimlerinde bulunur.Çocuğun sorularına anlayabileceği şekilde açık cevaplar verilmelidir.Çocuk soruları ve araştırma girişimleri nedeniyle suçlanırsa ve engellenirse suçluluk duyguları gelişecektir. Kimlik duygusu ifadesi “Ben olmayı hayal ettiğim gibiyim”

 

4.Çalışkanlığa Karşı Aşağılık Duygusu[Başarıya Karşı yetersizlik](7-11 yaş); İlköğretime yönelen çocuk bir şeyler üretmek, yaptığı işlerde başarılı olmak isteyecektir.Böylece öğretmeninin yaptıklarını görmesini ve taktir edilmeyi bekler.

Çocuğa bu dönemde ilgi ve yetenekleri ölçüsünde sorumluluklar verilerek kapasitelerini kullanmaları ve geliştirmeleri sağlanırsa, çocukların “benlik algısı” güçlenecek ve başarı duygusu gelişecektir.Aksi durumda, ilgi ve yetenek alanlarının dışında başarı beklenen, yaptıkları beğenilmeyen ve bu konuda başka çocuklarla kıyaslanan çocuklarda aşağılık ve yetersizlik duyguları gelişecektir.Kimlik duygusu ifadesi “Bana öğretilenler neyse oyum.”

 

5.Kimlik Kazanmaya Karşı Kimlik(Rol) Karmaşası(11-17 yaş); Bu dönemde ergenlerde “kimlik krizi” ortaya çıkabilmektedir. Bu dönemde ergen “be kimim” sorusuna cevap arar.Kimliğini bulmak için anne-babadan bağımsızlaşmaya ve akran gruplarının etkisinde kalmaya başlar.Ben merkezci düşünce mevcuttur.Kendi düşünce ve inançlarının en doğru ve orijinal olduğunu sanır.Ergen herkesin kendisini izlediğini ve fikir yürüttüğünü düşünür.Meslek seçimi, karşı cinse duyulan ilgi, akran grubuna sığınma gibi etkenlerden dolayı kimlik kazanma arayışına girer.Bağımsız, tatmin edici ve yeterli kimlik geliştiremediğinde kimlik(rol) karmaşasına girer.

6.Yakınlığa Karşı Yalnızlık (Uzaklık) [20-40 yaş];Birey, ergenlikteki kimlik arayışı çabalarını aşmış artık çevresindeki bireylerle yakın ilişkiler kurmaya, dostluk ve sevgi ilişkilerine girmeye ve sorumluluk almaya hazırdır.

Eğer bireyler evlilik, arkadaşlık kurma ve meslek seçimi gibi konularda başarısız olurlarsa ve yakın ilişkilere geçemiyorlarsa yalnızlığa düşer, yetersizlik duyguları gelişir, mutsuz olurlar.

7.Üretkenliğe Karşı Durgunluk (40-65 yaş); Birey toplum için yararlı işler yapabildiği, rehberlik edebildiği sürece üretkendir.Orta yaş dönemini kapsayan bu düzeyde bireylerde fikir oluşturma, yaratıcılık, üretkenlik, bilgi, hizmet ya da mal üretme etkinlikleri önem kazanır.Üretkenlik duygusu gelişmemiş kişiler problemli kimlik yapısına sahip olurlar; amaçsızlık duygusuna kapılırlar.

 

8.Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk (65 yaş üstü); Yaşlılık yıllarını kapsayan bu dönemde birey, önceki dönemlerde yaptıklarının muhasebesini yaparak, yaşamını değerlendirir ve o güne kadar yaptıklarının anlamını sorgular.Önceki dönemlerden doyum alan kişiler benlik bütünlüğüne ulaşırlar.Tutarlıdırlar, ölüme oldukça rahat hazırlanırlar.Buna karşılık önceki dönemlerden rahatsız olanlar, hayatlarının boşa geçtiğini düşünerek umutsuzluğa düşerler.

 

 

KİMLİK STATÜLERİ

 

 

BAŞARILI KİMLİK STATÜSÜ:Bu dönemde ergenin kararları tutarlıdır ve gerçekçidir.Ergen; kimlik bunalımını başarıyla tamamlamış, kendine özgü değer sistemi geliştirmiş, gelecek yaşamına ilişkin planlar yapmış, ulaşmak istediği mesleği belirlemiş, ideal ve fikirler oluşturmuştur.Bireyler kimlik krizlerini bireysel tercihleriyle aşmışlardır.

ERKEN (İPOTEKLİ) BAĞLANMIŞ KİMLİK STATÜSÜ YA DA (ENGELLENMİŞ KİMLİK STATÜSÜ):Ergen hiçbir araştırma yapmadan yakın çevresindeki otorite figürlerinin (anne-baba, öğretmen) önerdiği yada planladığı beklentileri karşılayan eğilimler gösterir.Kendine özgü bir kişilik oluşturmamakta, çevresinin yönlendirmesine ihtiyaç duymaktadır.Örn: “Ailem öğretmen olmamı istiyor, öğretmen olarak onlara bakacağım” şeklinde düşünen bireyler bu grupta yer alır.

MORATORYUM KİMLİK STATÜSÜ: Kimlik bunalımı yaşayan ve çözüm yolu bulamayan ergenlerin içine düştüğü (geçici) boşluk durumudur.bir süre için kararsız ve boş vermiş kişiliğe ve böyle gelmiş böyle gider anlayışına sahiptirler.Daha sonra ise düzelmeler görülür.Örn: Ergen meslekler üzerinde uzun süre araştırma yaptığı halde kendisine uygun mesleği bulamaz ve meslek seçme kararını bir süre erteler.

Öğretmenlerin, anne-babaların bu dönemde ergenlere oldukça çaba gerektiren, uzun vadeli hedefler değil, kısa vadeli ve daha az çaba gerektiren hedefler koyması daha uygundur.

KARGAŞALI ( DAĞINIK) KİMLİK STATÜSÜ: Bunalımın önemsenmediği kararların alınmadığı, “bazen öyle bazen böyle” davranılan, bağlılığında olmadığı kimlik durumudur.Birey yaşamda belli bir yönelme yapamamıştır.Tepkileri ve beklentileri değişkendir.Bu statüdeki ergenler bir kriz yaşamazlar ve rol seçimiyle ilgili olaraktan herhangi bir güdüleri yoktur.Bu nedenle bu tip ergenler bir kimliğe bağlanmaktan kaçınırlar.Ergen ciddi bir şekilde seçenekleri araştırmaz, dolayısıyla seçeneklerden birine bağlanmaz.

Erikson’un Diğer Kimlik Statüleri

  • Ters Kimlik: Ailesi ve sosyal çevresindeki insanlar tarafından olumlu kabul görmeyen ergenlerin, yine aileleri ve çevreleri tarafından istenmeyen kimlikleri seçmeleri durumudur.
  • Gölgelenmiş Kimlik: Erikson’a göre ergen ailesinin baskısı altında onların istediği davranışlar ya da kimlikleri seçerse bu duruma gölgelenmiş kimlik denir.İpotekli kimlikte ergen, kendi isteklerine rağmen ailesinin isteklerine uygun kimlikleri seçerken; gölgelenmiş kimlikte bu seçim baskı altında gerçekleşir.

AHLAK GELİŞİMİ

 

 

Ahlak: Toplum içinde kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kurallardır.Ahlak; bireyin doğruları ile yanlışları ayırabilmesini sağlayan ilkeler ve değerler sistematiğidir.

Piaget’e Göre Ahlak Gelişimi Başlıca İki Evrede Gerçekleşir

 

 1.Ahlaki Gerçeklik/Heteronom Ahlak  2.Ahlaki Özerklik-Görecelik/Otonom Ahlak
Heteronom:Başkalarının yasalarına boyun eğmek anlamına gelir.-Çocuk ahlaki yargılarda dışa bağımlıdır.-Kurallara herkes uymalıdır.-Çocuk kuralların değişmezliğine inanır.Kurallara uymayanın cezalandırılması gerektiğini düşünür.-Otoriteye kayıtsız uyma(itaat) söz konusudur.-Objektif sorumluluk gelişir; bir eylem görünürdeki sonuçlarına göre yargılanır.  Otonom:Çocuğun kendi yasalarına, kurallarına uyması anlamına gelir.-Çocukta kuralların değişebilirliği düşüncesi gelişir.-Kurallar insanlar tarafından oluşturulur ve gerektiğinde değiştirilebilir.-Subjektif sorumluluk gelişir; eylemler niyetlere göre yargılanır.-Davranışın nedenlerine ya da niyete bakılır.-Birey için adalet, eşitlik, insan hakları/özgürlüğü önemlidir.-Kaynaklar eşit ve adil dağıtılmalıdır.

 

 

KOHLBERG’İN AHLAKİ GELİŞİM EVRELERİ

 

GELENEK ÖNCESİ DÜZEY / DEĞERLER (4-9 YAŞ)Dönemin genel özelliği Benmerkezci düşünme biçimidir.
1.DÖNEM: İtaat ve Ceza Eğilimi / Cezadan Kaçınma ve Boyun Eğme

-Organizma otoritenin gücünden ve cezadan kaçmak için davranımda bulunulur.olaylara otoritenin perspektifinden bakılır.

-Kurallar neyi gerektiriyorsa ve otorite nasıl istiyorsa buna uygun davranmak gerekir.Uygun davranılmadığında ceza kaçınılmazdır.Temel hedef ceza görmemektir.

-Cezadan kaçındığı için kurallara uyar.

2.DÖNEM: Saf Çıkarcı Eğilim (Araçsal Amaç/Pazar Ahlakı/Bireyselcilik)

-Bireysel ihtiyaçları karşılamak; buna ulaşmak için diğer bireylerinde çıkarlarını dikkate almaya dayanan düşünme biçimi görülür.Temel güdü gereksinimlerin karşılanmasıdır.

-Çocuğun kendi isteklerinin ve ihtiyaçlarının karşılanması önemlidir.

-“Sen bana yardım et ben de sana edeyim” düşüncesi hakimdir.

-“Benim için yap ben de senin için yapayım”,

“Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” anlayışları hakimdir.

 

 

GELENEKSEL DÜZEY / DEĞERLER (10-15 YAŞ)Dönemin genel özelliği Empatik düşünce gelişir
3.DÖNEM: İyi Çocuk Eğilimi-Bağlılık ve Kişiler Arası Uyum

- Birey yakınlarının ve diğer insanların kendisinden beklentilerine gerçekleştirmek için iyi niyetli olur ve başkalarına yardım etme eğilimi gösterir.

-İyi bir birey, başkalarıyla ilgilenir, onlarla karşılıklı iletişime geçer, onların beklentilerine uygun davranır ve gruptaki ödev ve sorumluluklarını yerine getiren iyi niyet sahibi birisidir.

-Temel güdü, “grup tarafından kabul edilmek”tir.

-Birey kendini diğer insanların yerine koyarak onların beklentilerine uygun davranır.Kurallara uyma ve iyi insan olma “altın kural”dır.

4.DÖNEM: Yasa ve Düzen Eğilimi / Toplumsal Sistem ve Vicdan

-İçinde bulunduğu düzeni koruma ve kurallara uyum gösterme temel amaçtır.

-Doğru; bireyin temel ihtiyaçları karşılaması, toplumsal düzeni koruma ve toplumun ve grubun ferahı doğrultusunda davranmaktır.

-Temel güdü “toplumsal düzeni korumak”tır.

-Kurallar varsa herkes uymak zorundadır.

-Vicdani değerler davranışa yön verir.

-Kanuna ve düzene uyma eğilimi baskındır.

-Bir babanın oğlunun yaptığı hırsızlık suçunu polise ihbar etmesi bu dönemi kapsayan bir örnektir.

GELENEK ÖTESİ DÜZEY / DEĞERLER (15 YAŞ VE SONRASI) 
5.DÖNEM: Sosyal Anlaşmalara ve Yasalara Uyma Eğilimi (Toplumsal Sözleşme)

-Yasalar tüm bireylerin haklarını korumalıdır.İnsanlara olabildiği kadar fayda sağlamalıdır.

-Doğru; temel hak ve değerlerini, temel hukuk kurallarını grubun kanunları ile çelişse bile korumaktır.

-“Toplumda herkes sorumluluğunu yerine getirmelidir.” düşüncesi gelişir.

-Kurallar toplum yararına demokratik yollarla değiştirilebilmelidir.

-Bireyler bir arada yaşamanın gerektirdiği kurallara ve davranış eğilimlerine uymayı sosyal bir uzlaşı (sözleşme) olarak kabul eder ve buna göre davranır. Örn: Kimse başka birisinin özel eşyasını izin almadan alamaz, bir kişi konuşurken sözü kesilmez.

6.DÖNEM: Evrensel Ahlak İlkesi 

-Birey tüm insanlar eşittir düşüncesine sahiptir.

-İnsanların cinsiyeti, ırkı, dini ne olursa olsun eşittir.

-İnsan hakları ve evrensel değerler temel ölçüdür.

-Hak, adalet , özgürlük kavramları çerçevesinde doğru ve yanlışları birey belirler.

-“iyilik yap denize at, balık bilmezse halik bilir” düşüncesi görülür.

-Her koşul ve durumda insan hakları ön planda tutulmalıdır.

-Kohlberg’e göre peygamberler bu düzeydedir ve çok az sayıdaki insan bu düzeye erişir.

BENLİK (İNSANCIL-HÜMANİST) GELİŞİMİ

►İnsanın özde iyi olduğunu, varlığını iyi amaçlara yöneltme eğilimi taşıdığı ve işbirliğine yatkın, yapıcı ve güvenilir olduğu anlayışı üzerine kurulmuştur.

►Hümanist yaklaşım bireysel özgürlüğe önem verir.Bireylerin ihtiyaçları farklı olduğu için ayrı ayrı eğitim programlarının hazırlanmasını öngörür.Öğrenci merkezli eğitimi (teropatik) destekler.

 İnsalcıl yaklaşımın bireyi ele alışı şu yönden olmaktadır.

  • Birey doğuştan kendini gerçekleştirme potansiyeli ile doğar.
  • İnsan merkezdedir ve bilinçli seçimler yapar.
  • İnsan davranışlarının temelinde gereksinimleri karşılamaya dönük güdüler yer alır.

 

 

 

 

MASLOW VE İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ

DORUK YAŞANTILAR

KENDİNİ GELİŞTİRME

ESTETİK GEREKSİNİMLER

(Simetri, Düzen, Güzellik)

BİLİŞSEL GEREKSİNİMLER

(Bilgi, Anlayış, Romantizm)

SOSYAL GEREKSİNİMLER

(Yetenek, Onaylama, Tanınma, Saygı Görme)

AİTLİK VE SEVGİ GEREKSİNİMLERİ

(Yakınlık, Kabul Edilme, Aidiyet, Bağlanma)

GÜVENLİK GEREKSİNİMLERİ

(Korkudan Kurtulma, Güvenlik, Rahatlık)

FİZYOLOJİK GEREKSİNİMLER

(Yiyecek, İçecek, Oksijen)

ROGERS VE BENLİK (FENOMENOLOJİK) KURAMI

 

 

Rogers teropatik öğrenme kuramında bireyin ilgi, yetenek ve özelliklerine göre, özgür bir ortamda eğitilmesi üzerinde durmuştur.

BENLİK GELİŞİMİ

►►Fenomenal Alan: Fenomen, bireyin kendini ve dış dünyayı kendine özgü bir şekilde algılamasını sağlayan “öznel yaşam alanı” dır. Bireyin yaşamını belirleyen sosyal gerçekliğin birey tarafından anlamlandırılma biçimidir.

►►Benlik: “Ben” i karakterize eden düşüncelerin, duyguların, algıların, arzuların, fantezi ve değerlendirmelerin özgün bir birleşimini yansıtır.

BENLİK YAPISINI OLUŞTURAN KAVRAMLAR

 

 

 

Öz (gerçek) Ben  

  Benliğin merkezini oluşturur.

 Biyolojik kökenli içsel yaşantılar

yer alır.Öz ben yapı olarak iyiye

Benlik Yapısı doğruya yöneliktir. Kötü olarak  

Benlik, bireyin kendisi ve                                                                        görülen düşünce ve davranışlar ise temel

çevresine ilişkin düşüncelerin                  ‌‌                                                ihtiyaçların doyurulmasının engellenmesi

duygularının ve değerlerinin                             =                                   sonucu oluşur.İd kavramı ile eşdeğerdir.

kompozisyonundan oluşur ve

kişiliğin öznel yanıdır.Ego

kavramı ile eşdeğerdir.

İdeal Ben

.                                                                                                 Bireyin sahip olmak istediği ve gelecekte

ulaşmak istediği benliktir.

ANNE-BABA TUTUMLARI

Demokratik ana-baba Otoriter ana-baba Tutarsız ana-baba İzin verici ana-baba Koruyucu ana-baba Mükemmeliyetçi ana-baba

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: